Velilere İtikat

       “Velileri inkâr etmek caiz olmadığı gibi, müstahak oldukları makamın üstünde görmek de caiz değildir. Evliya hakkındaki iyi zannı, onları haddinden fazla büyüterek ifrata götürenler çoktur. Bu mevzuda şeytanın oyununa gelmek ve tuzağına düşmekten sakınmak lazımdır. Allah bir kimseye kendi ilminden bir haz nasip ederse, o şeyhine itidal ölçüsü içinde inanır ve bağlanır. Kısacası, insanın, kendi şeyhine, irşada ehil görmesinden daha ileri bir inanış ve bağlanış benimsemesi, caiz değildir. Edep, ölçüyü kaybetmemektir. Din, edep demektir.” (1)

      Günümüzde, bidatçi ve sapık hareketlerin, tasavvufa, veliye ve keramete inanmadıkları gibi, bunlara karşı düşmanlık tohumları saçmaktadırlar. Onca tasavvuf çevresi hadiseye seyirci kalmaktadır. Oysa ehlisünnet hassasiyetinin tasavvuf çevrelerinde olması ve yaşatılması lazım gelirken, bu suskunlukları karşısında insanın söyleyecek kelimesi olmuyor doğrusu. Merak ediyoruz; Kimdir önderiniz? Yolunuzun büyükleri? Halinize uygun bir büyük” gösterin!

                  “Hakikatin çiğnenmesi karşısında susan, dilsiz şeytandır” Peygamber ölçüsünü hatırlatmakla yetiniyoruz.

(1) Abdülhakim Arvasi /Rabıta-i Şerife’den.

Be the first to comment on "Velilere İtikat"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*