Üstad Başlı Başına Bir Anadolu Miladıdır.

Üstad’dan öncesi gençlik; her zerresiyle uyuyan ve her inkılap ve İslam dışılığa boyun eğici ağzındaki gönlündeki dili suskun en alt derecede sadece kalpten buğuz etme şeklinde bir tavır alma ve atını alanın Üsküdar’ı geçtiği bir Anadolu. Üstad’dan sonrası bir silkelenmedir. Uyuyan Anadolu’yu ve Anadoluculuğu saç telinden başlayıp ayak tırnağına kadar titretici bir hal zuhur ettirici; fikir ve cesaret diyalektiğinin Anadolu topraklarına nakşedildiği bir devrin başlangıcı ve artık onsuz olunmazlığın aktidir.

     Üstad’ın damgasını vurduğu Anadolu’ya parçadan bütüne giderek anlamak ve anlatmak daha isabetli olacaktır. Her şahıs, kendi içinde doğruyu bulup neyin nasıl ve nidüğünü kavrayarak ve kalbur üstü lafların ve halka yutturulmaya çalışılan koca koca lokmaların imkansızlığının idrakine vararak ,her ferdin ısı karşısında birbirine vurup yanındaki atomları da harekete geçirip onlarında kinetikleşmesini sağlayacak merkez atomun kendisi olduğu düşüncesini yüreğine işlemelidir. Üstad bu şahsiyetlik anlayışında merkez olmuştur. O Anadolu fikriyatını ve Anadoluculuğu, İslamı ve olması gereken düzeni öyle bir anlatmıştır ki kaleminden kan damlarcasına, tırnakları parçalanırcasına didinmiştir ki bunun karşısında şahıslara ve kitlelere doğruyu görüp kendini bulmaktan başka çare bırakmamıştır.

  Büyük bir çoğunluğun nefsi hevasında yaşadığı, madde bağımlılığının başka bir anlamda yaşandığı ve bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılığın cirit attığı bir dönemde; eşini, çocuğunu ve sevdiklerini geride bırakarak, her türlü ezaya göğüs gererek; mahkemelerin,zindanların, hastalıkların ve sonu gelmez sigara dumanlarının arasında tam on ikiden vurulacağını bile bile hedef tahtasında dimdik duruş. Bu yol çile yolu….

   Bu yolda çiyanlar, akbabalar var. Bu yolda maddede mahkumluk manada hürriyet var. Bu yolda sevdiğine hasret açlığa talim, yoksulluğa davet var. Bir de bu yolun sonunda gül bahçeleri var, Allah c.c rızası var, Allah Resulü sav aşkı var.  Hz Ebubekir (r.a) sevdası, Hz.Ömer (r.a) cesareti, var.Hz.Osman (r.a) hayası, Hz. Ali (k.v) ilmi var. Mürşidinin kapısında paspas olabilmek ve İslam hasreti var. Üstad her şeyin farkına varmış ve olması gerekeni oldurmak için savaşmış ve kendi ifadesiyle “Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine” koymuştur.

    Üstad Anadolu gençliğinin ve Batıdaki uyuyan Anadoluculuğun dirilişi ve su altındakileri su üstüne çıkaran bir dalga, son nefesteki hastaya döndürücü titremeyi sağlayan şok akımı ve  aynı amaç uğruna mücadele eden Akıncıların baş tacı ve bir kurtuluşun mimarı olmuştur.” Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik” diyor Üstad ve bize ne yapmak düşüyorsa her şeyi en ince ayrıntısına kadar bize eserleriyle vasiyet ediyor. Bu vasiyet yolumuzun haritası, açılmaz kapıların anahtarı ve Anadolu’nun tepe noktasında dalgalanacak İslam sancağının rüzgarı olacaktır. Her şeye kadir olan Rabbim (c.c) Üstadımıza rahmet eylesin.    

Muharrem Bol

Be the first to comment on "Üstad Başlı Başına Bir Anadolu Miladıdır."

Leave a comment

Your email address will not be published.


*