TEREYAĞINDAN KIL ÇEKER GİBİ “BAŞYÜCELİĞE” DARBE!

Bu korkunç bir bozulmanın ve yozlaşmanın ta kendisidir!

İncil’in üzerine Kur’an-ı Kerim yazmak ve onu Kur’an niyetine lanse etmek…

Olmadı, bu yakıştırma yani yeni başkanlık sistemini Başyücelik sistemi olarak tanıtmak çok yanlış! Bu yakıştırma ve adlandırma tepedekilerin marifeti midir; yoksa tabanda bazı densizlerin işgüzarlıkları mıdır bilemiyorum. Her neyse bu sıkıntılı bir durum… Neden?

Ortaya konulan başkanlık sistemiyle Başyücelik Devletinin hiçbir alakası yok da ondan! Ne şekil ve ne de muhteva olarak! Zira kapitalist, lâik ve kemalist ulusalcı sistem tüm ihtişamıyla devam ediyor; işin garibi de devam etmeyeceğine dair hiçbir emare göremiyorum ben. Siz görebiliyor musunuz?

İkincisi, belki de en önemlisi; ismi başka, cismi başka bu yeni sitem büyük hoşnutsuzluklar peydahladığında Başyüceliğe maledilecek! “İşte sizin öne sürdüğünüz sistem… Yetmedi, yetişmedi!” diyecekler! Kemalist ulusalcı sistemin peydahladığı ve sebep olduğu tüm olumsuzluklar ve yanlışlar Başyücelik idealinin sırtına vurulacak. Böylece de gerçek Başyüceliğin yolu kesin olarak kesilmiş olacak!

Buna hiçbir gerçek Büyük Doğu-İbda’cının hoş göreceğini zannetmiyorum. Dolayısıyla izin de verilmeyecektir!

Zaten kısmen uygulanmaya kalkışılırsa felaket getirir; bu her sistem için geçerli olan bir kaide. Her sistem bütünlüğü içinde uygulandığında gerçek mânâda sınavdan geçmiş olur.

İdeâl yerinde kalmalı. Ona inanılıyor ve ihtiyaç duyuluyorsa bütün olarak uygulamanın yolu ve çâresi düşünülüp yapılmalı. Yarım ve sahte oluşlar uzak dursun!

Ali Hışıroğlu

Be the first to comment on "TEREYAĞINDAN KIL ÇEKER GİBİ “BAŞYÜCELİĞE” DARBE!"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*