SURİYE’DE DE NUSAYRİZM

   Kökleri, 12 imamdan olan Hasan Askeriye zamanına dayanır. Batıniliğin bir kolu olarak zikreder kaynaklar onu. Buna rağmen, M. bin Nusayri en- Numeyri ve diğer nispet iddiaları yüzünden şia içinde zikredile gelmiştir. Oysa İmam Hasan Askeriye, Nusayriye İnanç ve itikatlarını tümüyle ve şiddetle reddedip lanet eder.

            Hz. Ali’yi ağza alınamayacak şekilde değerlendirip; Allah Hz. M…’i gönderip hemen arasındaki Ali’de tecelli etmiştir.” (Hâşâ) iddiasında bulundular. Yani “Hulul”ü makbul karşıladılar. Daha sonra Nusayri liderini de ilah ilan etmekten çekinmediler. İnançlarına göre, namaz gibi ibadetlerde bir takım değişiklikler yapıp tahribata giriştiler. Ayrıca yine onlara göre erkeğin erkekle nikâhlanmasını, kızlar da erkek torunlarıyla nikâhlanmasında itikatlarınca bir beis girmediler. İmam Hasan Askeriye onlar için “ onların yolu bizim yolumuz olamaz. Onlardan uzak kalın” diye bağlılarına mektup yazdığını kaynaklar işaret eder.

    1-Nusayrilik Hz. Ali’yi ilah sayar. Kimileri onun ayda, kimileri güneşte olduğuna inanır. Dolayısıyla, Ay, Güneş ve yıldızlar onlar için kutsaldır.

    2-Her şeyin sırrı olan kelime üç harftir. (A. M. S.) Ali, M… d Selman.

    3-Kur’an nazarlarında ikinci kitaptır. Kendilerine bambaşka bir kitaba sahiptirler.

    4-Nusayriliğin aslı, Mezopotamya ve Suriye’de eski zamanlardan beri devam ede gelen  “VESENİYE” yani, yıldızlara taban putperestlikler. Görünüşte ise Müslüman ve şiidirler.

              NUSAYRİLİĞİN SURİYE’DE DEVLET ELİYLE SÜNNÎ KIYIMI

           1970’de Hafız Esat Baas partisi adına darbe yapıp idareyi eline geçirince gelişmelerin seyri de Sünni Müslümanlar adına değişti. Çünkü iktidara gelen sadece Hafız Esat ve Baas değildi; Nusayrilikte devletin kademelerine çok kısa bir sürede sızıp etkisini göstermeye başladı. Başörtüsü ve sair yasaklarla başlayan zulüm, Sünni ilim âlimleri ve din adamlarının idamına kadar gitti. Peşinden toplu imhalar… Başarıya ulaşamayan ihtilal çapında Sünni başkaldırılar.

           1) 10–3–980 cisr el Şuğur Katliamı: Kadın ve çocuklar da dâhil 97 kişi öldürüldü.

           2) 15–3–980 Cebel El-Raviye Katliamı: Cebel El – Raviye bir köydür. Halkını zulme karşı özgürlük işlemi doğrultusunda bir miting düzenlemeleri, 95 kişinin toplu ölümüne yol açmıştır. Köy tümüyle tarumar edilmiştir.

          3) 26–6–1980 Tedmür cezaevi birinci katliamı: Nusayri yönetimine tasvip etmeyen ve fiili hiçbir girişimde de bulunmayan suniler daha önce adı geçen hapishaneyi doldurmuşlardır. Söz konusu tarihte Nusayri yönetimi 200 kişiyi öldürdü.

          4) 13–7–1980 Halep Ahat çarşısı katliamı: Çarşıda ani bir makineli tüfek sesi duyuldu. Nusayri yönetiminin kolluk kuvvetleri rast gele ateş açmaları sonucu 42 kişi öldü. 150 kişi ağır yaralandı.

         5)  25–7–1980 Sermed katliamı: Sermek köyün 30 genç kurşuna dizilmek suretiyle öldürüldü.

         6) 11–8–1980 Halep Meşarika semti katliamı: Ramazan Bayramı sabahı; yine kurşuna dizilerek 86 kişi öldürüldü.

         7) 16–8–1980- Halep Besatin semti katliamı: Kana doymayan Nusayriler Banatada 36 kişiyi öldürdü.

         8 )12–8–1980 Halep Boston el-Kasr semti katliamı: Kıydıkları can sayısı; 35

         9 )  Şam’ın Abbesiyyin semti katliamı: Ölü sayısı 42

       10 )19–12–1980 Tedmür cezaevi ikinci katliamı: Nusayri zulmü Sünni avından bıkmıyor ve çoğu kadın olmak üzere 120 kişi öldürülüyor.

         11) Temmuz 1980’i birinci Hama katliamı: Ölü sayısı 190

         12) Temmuz 1980 ikinci Hama katliamı: 335 kişi can veriyor.

       Bütün bunlara ek olarak, üniversite hocası Baytar, doktor, eczacı, bunlar gibi Sünni itikada sahip Müslüman kişiler, bir bahaneyle görevlerinden sürgün ediliyor. Bu % 80’leri bulan Suriye Sünnileri beklenmedik(!) bu gelişmeler karşısında bir takım tekbirler almıyor değiller. Lakin her kıpırdanmalarında H. Esat’ın balyoz gibi inen darbeleriyle dağılıyor. Bugün (1993) hala Suriye de Baas ve Nusayrilik hükmediyor. Osmanlı’nın çekildiği her bölge gibi Suriye de Osmanlı hasretiyle kavruluyor. Yani, yepyeni bir Osmanlı insanlarına, refah bir ekonomik yapı, adil bir hukuk düzeni, ahlakî bir toplumsal model… Sadece Suriye değil bu “Osmanlıyı” bekleyen, tüm ümmeti M…d… Kısacası insanlık “ ŞERİATA” muhtaç, Haydi bakalım… İnşallah.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir