SINAV

Doğrusu ben Tayyip Başkandan Şeriat ilanı beklemedim hiç bir zaman! Siyasî geleneğin Müslüman bir lideridir. Ha, ümmete fayda sağlayan icraatlerine eyvallah. Hastayı ameliyata alıp cerrahi bir operasyon yapmasını bekleyenler hayal kurmuş olurlar sadece. Siyasette ve içtimai sahada bir takım başarılar elde etmiş ve bunların önemli bir kısmı Müslümanların faydasına olmuş mudur? Olmuştur.

İkinci husus ise, İslam ve memleket düşmanları… Tayyip Başkanı, kabul edelim etmeyelim, Müslümanların temsilcisi, lideri hatta “Halifesi” olarak “görünmesi”, kabul edilmesi ve bilinmesi… Bu yüzden içerden ve dışardan amansız bir saldırıya maruz kalması…

Bu söz konusu olumlu icraatları ve düşmanların amansız hücumları beni Tayyip Başkana destek vermeye gerekli kılıyor. Ve üstelik bir çok açıdan cennet mekân Abdülhâmid Hanın konumuna benzer bir vaziyeti var.

Bu alan yani siyaset benim dünya görüşümün bana tevdi ettiği mücadele alanlarından sadece biri. Yani destek vermemek davama hiç bir şey kazandırmaz şu aşamada! Destek vermek ise nihayi hedefim açısından kısmî faydalar sunar. Asıl olması gerekeni, yani nihai hedefin öngördüğü icraatler yine inanan ve davayı şuurlaştırabilmiş, şuuruna ermiş kişilerin boynunda vebal olarak kalır, kalacaktır. Diğer bir ifade ile; desteklediğin parti yüzyıl iktidarda da kalsa, Şeriatla yönetilen bir ülke hasreti ve mücadelesi bir vebal olarak var olacaktır.

Rejimin partiler yasasından neşet etmiş olan mevcut tüm siyasî partiler birer rejim oyunudur, rejim organıdır. Zararı da büyüktür. Hatta imanî açıdan riskleri bile vardır. Bu yüzden herhangi bir siyasi oluşum ve parti İslâm literatürünün kavram ve hükümleriyle konuşlandırılamaz, İslâmi bir kurummuş gibi algılanıp gösterilemez ve İslâmileştirilemez. Bu hem yanlış ve hem de komik olur.

Ha, rejim böyle bir oyunu kendi karakteri gereği önümüze koyuyor ve bu oyun aynı zamanda rejimin karakterini değiştirmeye müsait imkân ve şartlar hazırlayabiliyorsa… Bu, rejimin zaaflarından biriyse ki öyle; (Zira, rejim değişiminin metotlarından biri de meclis yolundan fesh) bunu neden değerlendirmeyelim! Yeterki; ideolojik şuururumuz eriyip gitmesin, yeterki; ara hedefler ve özellikle de nihai hedef sis perdeleri ardında kaybolmasın! Yeterki; makama, paraya ve siyasetin sihrine kapılıp “PARTİCİ” olmayalım. Bu konuda kendine güvenmeyen, mizacına ve karakterine uygun bulmayan siyasetten uzak kalmalı. Fakat bu konuda davasına fayda sağlamak niyetiyle siyasetle uğraşan kardeşlerimize laf sokuşturmamalı.

Siyaset de dahil her şeyin en iyi ve en güzelini davamız adına bizim yapmamız gerekir. Her şeyde olduğu gibi; omurgasızlaşma riski var. Ama bir de “omurgasını” muhafaza ederek siyasette iyi yerlere gelebilmiş bir gönüldaşın davamıza sağlayacağı faydayı düşünmek lazım.Ticarette de, eğitimde de veya daha başka alanlarda da (Buna aile bile dahil edilebilir) böylesine bir risk vardır. Bu da bir dava sınavıdır!

Sınavını başarıyla verenlere selam olsun!

ALI HIŞIROĞLU

Be the first to comment on "SINAV"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*