Samsun’a Çıkmadan Önceki Samsun’a Çıkış

Savaştan mağlup çıkan ve ülkesi işgal edilen Osmanlı’nın son padişahı Vahdeddin’i İngiliz ajanı olmakla suçlayanların ve ona vatan hainliği suçlamasında bulunanların nesebinden şüphe ederim.

 

 

İşgalden sonra, 19 Nisan 1919’ da Anadolu’ya geçen Kazım Karabekir oraya balık tutmaya mı gönderilmişti? Yine Konya’ya gönderilen Ali Fuad Paşa turistik geziye mi çıkmıştı?

 

Hilafet ve Saltanat karşıtı olan M.Kemal, 15 Mayıs 1919’ da Vahdeddin ile baş başa görüşmeden hareket etmedi Samsun’a, neden? Neden, neyi bekledi?

Samsun’a hareket ederken işgal savaş gemilerine gösterilen vize belgesi olmadan boğazdan çıkabilir miydi? Bu belgeyi kendisine kim, neden vermişti?

M.Kemal’in padişahla görüşmeleri (cuma selamlıkları) 16 Mayıs 1919’a kadar devam ettiği hakikatini (ki belgelenmiş) bir sır gibi saklamanın sebebi ne olabilir?

Dönemin İçişleri Bakanı Mehmed Ali Bey, M.Kemal’e örtülü ödenekten 1000 altın verdi; (Prof. Dr. Metin Hülagü “Vahdettin adlı eserinin 25.sayfasında 40.000 liralık bir tahsisatla gönderildiğini söylüyor.) Vahdettin, M.Kemal’e bu son görüşmesinde başarılar dileyip üzerinde kendi tuğrası bulunan bir altın saat hediye etti. (Atatürk /Altın Kitaplar / Syf: 194)

Makbuz karşılığı örtülü ödeneğin kendisine verilerek uğurlandığına ve aynı gün bakanlarla görüşüp vedalaşmış, Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’na başlamış olan bölük pörçük kuvvetleri organize etmesi için görevlendirilmiştir.

Diğer bir ifadeyle, başlayan Kurtuluş Savaşı’nın merkezi ve başlatıcısı (en azından muayyen bir tarihe kadar) İstanbul’dur tespitinde bulunmakta bir beis var mıdır?

Bandırma Vapuru’ndan Samsun’a inen M.Kemal ve 18 Osmanlı subayı, Sultan Vahdeddin tarafından Kurtuluş Savaşı için gönderildiği bilinmese, başlamış olan mücadelenin organizesinde kaale alınırlar mıydı hiç? Hele hele hareketin başına geçirilir miydi?

Osmanlı ordusu, bölük pörçük de olsa sahne gerisinde için için kıvılcımlaşmakta ve daha sonra parçaların toplanacağı “güne” doğru gizli gizli hareket etmektedir.

Memleketin hemen hemen her yöresinde kurtuluş adına, toplantılar, mitingler ve örgütlenmeler tüm hızıyla sürdürülmektedir. Hatta bazı yörelerde silahlı çatışmalar ve baskınlar başlamıştır.

1919’ da Samsun’a çıkan M.Kemal parçalar halinde de olsa başlamış olan istiklâl mücadelesini hızlandırıcı ve mücadeleye katılımı sağlayıcı hamleler yapar. Kongreler, tamimler ve nutuklar… Artık büyük çoğunluğun kafasında işgal ordularının yurttan atılması ve dolayısıyla saltanat ve halifeliğin yeniden inşa edilmesi düşüncesi vardır. Bu ideal doğrultusunda geniş tabanlı katılım gerçekleşir ve kurtuluş savaşı kazanılır.

Elbette böyle birkaç paragrafla geçiştirilemeyecek kadar kahramanlıklar, fedakârlıklar ve harikalar yaşanır. Kurtuluş Savaşı’nın da tarihi tüm aydınlığıyla henüz yazılamamıştır. Siyasi ve ideolojik dürtülerle kaleme alınan Kurtuluş Savaşı tarihi metinleri maalesef istenilen nitelik ve derinlikte değildir. Solcu geçinen aydın ve “ideologların” çoğu peşin fikirlidirler. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyemeyecek kadar seviye yoksunudurlar.

Kemalistler ise malum: Şakşakçı ve “köpükçü.”

Ferhat SIR

Be the first to comment on "Samsun’a Çıkmadan Önceki Samsun’a Çıkış"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*