ÖLÜM ODASI b-yedi / SALİH MİRZABEYOĞLU

57. ÖLÜM ODASI
b-yedi
“GİRİŞ”

Hayat ve fikrin GAÎ hikmetini ÖLÜM bilmek bakımından bu esere 1993’te niyet ettim. Henüz ortada HIRKA-İ Tecrid isimli eserimin tasavvuru bile yok… Sonra, 1999 ertesi başlayan TELEGRAM işkencesi ve fikir çilesine eza katkısı; kitabın alt başlığı böyle ve ne olduğu ne idüğü de eserin içinde…

Bugün, Bolu F – Tipi Cezaevi’nde durumlarına göre NYMPHA veya Mousa adını verdiğim aynı işi görürlerin nezaretinde, onlarla didişirken bu esere başlıyorum ve “Ölüm Odası” isminin tevafukları bana, sonsuz imkânlar tedaî ediyor. Buradaki Telegrancılar’a NYMPHA ve Mousa isimlerini takmam, Kartal’a göre bir yenilik; ve fikir, sanat, teknoloji, siyaset derken, BERZAH hakikatine vurulacak topyekün dünya halinde bir genişlikte, onlar da son derece zeki, ne kadar da salak, bu kadar hainlik ve vahşet olur mu, alaycı, alay edilen, beni ve bendekini dağıtan, sonra kendi zekiliği imiş gibi bana hatırlatan, aslolan niyeti, övünmek gibi olmasın ama, benim çoğu zaman onlardan bir adım ileri durumumdan dolayı değişen, neticede; Üstadım’ın “çözdük her müşkülü derlerse de ki, sonunda VAR OLMA müşkülü kaldı!” Hakikatini en canhıraş şekilde gösteren tipler. Onlar, sanki sihirbazın önündeki sihirli küre de, ne derlerse ne yaparlarsa yapsınlar, ben onları bütün bir bünyenin ifşacısı sivilce olarak görüyorum, durumu onlarda seyrediyorum… Devam eden hayatım! -2012

SALİH MİRZABEYOĞLU

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir