KISACA

Herşey İT (İttihat ve Terakki)’in başının altından çıktı.

Çil çil harcanan koskoca bir imparatorluk…

Önce herşeyin iyiye doğru gittiği görülen Sultan Hamid dönemi otuz üç yıl sonra korkunç ve talihsiz bir şekilde 1909’ da son buluyor; İT’nin işi…

Sonra Balkanlar, bilmem kaç yüz yıllık ülke toprakları gidiyor elimizden.

Bâb-ı Âlî’de darbe; İT’nin işi…

Sonra ülkede kaos, katliam ve peşinden anlamsız bir milliyet asabiyeti. Üstelik bunun bir hükümet politikası olarak uygulamaya konulması. Ardından etnik köken ayrımının körüklenmesi. Arap isyanı; İT’nin işi…

Patlak veren I. Dünya Savaşı… Tarafsız kalamayıp adeta bir kumarbaz zihniyetiyle savaşa iştirak… Hem de Padişahın haberi bile olmadan; İT’nin işi…

Efsanevi bir hayalperestlikle hareket eden, emir komuta makamı yüzünden Sarıkamış’ta doksan bin memleket evladının savaşmadan kar ve soğuğa teslim edilerek telef edilmesi; yine İT’nin işi…

Bugünkü minicik Anadolu sınırları içinde ulusalcı bir Cumhuriyetin kurulması için elinden geleni ardına koymayan İT.

Üzerimize kışkırtılan Yunan ordusunu yendikten sonra sanki dünyayı fethetmiş gibi şımarık ve başına buyruk ilkesiz bir “Cumhuriyet Saltanatı”nı perde arkasından kuran yine İT.

Yunanı yendikten sonra İstanbul’da bekleyen işgal ordularının, bir tek silah bile patlamadan çekip gitmelerini izah edemeyen İT…

Bu olayla ilgili henüz belgelenmemiş “gizli bir anlaşma olabilir mi?” sorusundan rahatsızlık duyan ve hatta iğrenen yine İT.

İşgal sırasında Amerikan mandalığını isteyen ve bu hususta ABD’den yazılı talepte bulunan İT. Kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın ne işe yaradığını sorduracak bir acziyetle Yunanistan’dan savaş tazminatı bile alamayan, Musul, Kerkük ve On iki Ada’yı bile elde edemeyen bir anlaşmanın müsebbibi İT.

Zafer sonrası, zafer sarhoşluğu ile mesnetsiz ve mezhepsiz bir yapılanma içine girerek yan bakanı yere indiren, darağacına götüren, devlet yerine gayri meşru ve gizli bir örgüt hüviyetiyle hareket eden hep TC maskeli, İT.

Burada koskoca bir imparatorluğun yıkılış sebebini tek saike indirgeyerek İttihat ve Terakki’ye yüklemek yanlış olur elbette. İt’in, eline yüzüne bulaştırdığı netameli şartlar elbette daha öncesinden oluşmaya başladı. İT’i üreten şartlar da… Ne var ki bizim burada İT’i suçlamamızın sebebi elde ettikleri imkân ve şartları dâhice memleket aleyhine kullanmış olmaları ve insanımızın ruh köküne karşı düşmanca tavır almaları ve duruş sergilemeleridir.

Be the first to comment on "KISACA"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*