Iki Ucu Küflü Bıçak

Adam bir kez kafaya koymuş: Tayyip ve Ak Parti düşmanlığını.
Veya adam bir kez kafaya koymuş; Tayyip ve Ak Parti hayranlığını!

Tayyip’i ve iktidarını yermek için bulup buluşturuyor. E, zaten zor değil ki malzeme bulmak… Orda köpek öldü, falancı belediye şu kötülüğü yaptı, bazı akp’liler malı kaptı, ahlaksızlık şaha kalktı, ekonomi can yaktı… Gibi, gibi…

Tüm bu eleştiriler doğru da olabilir… Bu ülkede Tayyip’le mi başladı bu olumsuzluklar? Geçenlerde seyrettiğim vidyoda bir hocaefendi döktürüyordu: Yirmi sene önce şöyle iyiydik, mücadelemiz vardı, kardeşliğimiz vardı vs. Bunu yirmi yaşından küçükler bile yemez, çünkü büyüklerinden dinler, gazete kitap okur yine öğrenir.

Nasrettin Hoca demiş: “Ah, ah ben gençliğimde neydim! Bir de gençliğimde görmeliydiniz beni!”

Sonra sağına soluna şöyle bir bakınmış, kimsecikler yok, şöyle demiş;

“Ulan ben senin gençliğini de bilirim!”

Artık şunu bilelim; bu ülke bir asra yakındır berbat, İslâma arkasını döndüğü günden beri bu gemi su alıyor. Bazen dönem dönem bu felaket yavaşlatılmış, dönem dönem üstü örtülmüş, şu olmuş bu olmuş… Ama şu hakikat değişmemiş:

GEMİMİZ SU ALIYOR!

Açıkçası hainler satmış ülkemizi. Ülkemizde, nerede kaç tane ABD ve Nato Üssü olduğunu bile bilenlerimizin sayısı çok az!(40’ın üzerinde)

Cumhuriyet tarihi boyunca tüm siyasi yanlışları, cinayet çapında hukuk galatlarını, İstiklâl Mahkemelerinin cinayetlerini, Demokrasi ve Lâiklik pisliğini, darbeleri, sonu “hâne” ile biten lağım içerikli kurumları ve daha sayamadığım tüm kötülük ve olumsuzlukları sanki Tayyip getirmiş bu ülkeye!

Öteki de tam aymaz ve gaflet tulumu! Olmuş partici! Kör, sağır, deli… Tutulduğu partinin iktidarı ve mensupları her ne derlerse ve her ne yaparlarsa (veya yapması gerektiği halde yapılmayan icraatları kaâle almaksızın) yapsınlar destekliyor!

Partisi iktidar oldu mu ülke tüm kötülüklerden, şeytanlardan ve şeytanlıklardan, Lâiklikten, Demokrasi’den hâsılı bütün olumsuzluklardan kurtulacak sanki! Sanki (lâ teşbih) Asrı Saadet dönemi başlayacak! Çüş yani!

Bu her iki anlayış ve saplanıştan berî olmak için çaba da göremiyorum bunlarda.

Yani partileri, bizi mahvetsin diye içimize bilmem ne kazığı gibi diken düşmanlarımızın tam istediği gibi…

Hani bunu yapanlar mektep medrese görmemiş, okumamış veya okuyamamış insanlar oldu mu normal karşılarsın da, okumuşlarını bu halde görmek insanı çıldırtıyor. Hatta bazıları bu gülünç ve acıklı durumlarını “ideolojik tavır” diye yutturmaya kalkışıyor.Bu durumu mevcut lügatle izah etmek imkânsız!

Kısaca ve öz olarak: Biz İslamı devlet ve toplum modeli olarak terk ettiğimiz içindir ki; bu içler acısı tabloyu bir asra yakın zamandır yaşıyoruz. Ne zaman ki İslam nizamına döneriz, öyle kurtuluruz.

Siyasete de diğer tüm meselelere de bu “talep ve kararlılıkla” yaklaşır, yürür ve sorgularız! Doğru tavır budur bizce! Vesselâm!

Be the first to comment on "Iki Ucu Küflü Bıçak"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*