Hastane Bahçesi

İpi kopmuş tespihin, dağılmışız dört yana,
Sürüngenler uzasın; sözüm kalbi olana!

Bu hastane bahçesi, buz kesen bir morg gibi,
Herkes aynı buudda, Allah bilir gaibi!

Gece mi; gündüz müdür, vakti söyleyin bana,
Rengi mosmor asılı bir fener var tavana!

Herkes her şey değişmiş, şekil, renk, hele edâ,
Sanki herkes herkese edermiş gibi vedâ!

Ne tebessüm, ne bir ses; sukût yağıyor gökten,
Bir sukût ki dünyayı yıkacak gibi kökten!

Yoluna can adayan yiğitler taş kesilmiş,
Bu gökyüzü Allah’ım, nasıl böyle eksilmiş!

Hiç kimse, hiç kimseye bir tek kelâm edemez,
Hiçbir acı onları bu kadar incitemez!

Burda gri bir koku sarmalamış her şeyi,
Bıçaktan keskin hüzün kaplamış her köşeyi!

Ya bırakır giderse bizi böyle yüzüstü,
Derler ki keder olur bize toprağın üstü!

Her biri dudakların bir duaya adanmış,
Bu duâlar çileyle, hasretlerle yıkanmış!

Her yerde Kumandan’dan hikmet dolu hâtıra,
Her biri birer mermi, her biri kanlı yara!

Kimi bir kuytu bulmuş duman üfler ayakta,
Kimi de boğuluyor elindeki bardakta!

Şimdi kesif kederler gönülleri dağlıyor,
Yürekler pâre pâre, için için ağlıyor!

Hiçbir insan tâkâti buna asla dayanmaz,
Kumandan’ı seven kalp nasıl olur da yanmaz!

Zincirlere vurulmuş burda yaralı devler,
Teslim olduk yolu yok; neylerse güzel eyler!

………….

Ve ben irkiliyorum bu karanlık gecede,
Ağaçlar da eğilmiş, duâdalar, secdede!

Ne varım, ne de bir yok, bir tuhafım, tarifsiz,
Neymiş burda öğrendim, haykırmak kelimesiz!

Mezara girdim burda, sonra yeniden doğdum,
Ufalanıp dirildim, yeniden âşık oldum!

Ali HIŞIROĞLU

Be the first to comment on "Hastane Bahçesi"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*