Facebook Yazıları…

Bir piramit düşünün… Malum, üst üste binen her bir taş küçük bir piramit, maket piramit… Her taş “ben” değil de “biz” edasını ve sevdasını taşır yor ya! Ayrıştıklarında sadece taş yığını vardır ortada.

Allah’ım bizi taş yığını olmaktan muhafaza eyle…

***

Bu kapının ve yolun kahramanı, rütbelisi şuyu buyu olma sevdası yerine, hizmetkârı, kapıcısı, amelesi olma derdidir ki kurtarıcıdır.

Biz, tüm her şeye rağmen dimdik ayakta duran ve şimdilerde de ordusunun başına fiilen geçmek üzere olan bir SULTANIN, bir LİDERİN ve bir KUMANDANIN bağlısıyız…İkinci adam, beşinci adam hevesi ve listesi peşinde koşabilecek kadar “SALAK”ların çıkabileceğini sanmıyorum bu topraktan.

***

Tasavvuf ahlakı, tasavvuf duyarlılığı ve tasavvuf inceliği…

Kuşanmaya bak ey nefsim, yanmaya ve erimeye çalış… Şayet idealinin, rüyalarının ve hayallerinin gerçekleşmesini istiyorsan tasavvuf ateşinde yan, kül ol, yok ol…Bırak ey nefsim onunla bununla didişmeyi…

Unutma ki ey nefsim Cihan İmparatorluğu olan Osmanlıyı da özde tasavvuf kurup kollamıştı.

***

“Bizi dinleyin ey müşrikler! Nefsimiz kudret elinde tutan Allah’a yemin ederiz ki biz size kurbanlık olarak gönderildik. Haydi, ne istiyorsanız onu yapın. Ama bilin ki bizi yolumuzdan engelleyemeyeceksiniz. Biz Rabbimizin bize emrettiklerini yapmaya devam edeceğiz.”

Hz Muhammed (SAV)

***

Mısır’da askeri darbenin hemen akabinde M. Kardeşler’in “öncüler” kefenleriyle çıkmışlardı meydanlara.

Ahmet Bin Bella, Seyyit Kutup, diğerleri ve yüz binlerce kurbana rağmen hala “mazlum”luk edası niye diye soracaktım… Fakat “Türkiye’deki onca şehid’e rağmen biz niye böyleyiz?” karşı sorusu geldi aklıma… Vazgeçtim.

***

Çıkmazlarımızdan biri de entellektüel budalalık.

Adamın kurduğu cümleden  “tinetini” anlayabilirsin. Mesele konuşmaktan çok sürekli med vaktini yaşamakta olan egosunu “şey” yapmaktadır! Tek cümlesinde fotoğrafını çekebilirsin; “Ben öyle sandığınız gibi biri değilim ha! Ben farklıyım! Ben alelade biri değilim. Ben şuyum şöyleyim, ben buyum böyleyim!”

İyi de bana ne be!

***

“Neden İslam Devleti kurmadınız?” sualinden ziyade “Neden İslam Devleti kurulması için çalışmadın?” sualine muhatap olacağımı sanıyorum.

Aman Allah’ım!

***

“Süleyman Aleyhisselamın konuştuğu karınca dişi miydi erkek miydi?” yollu kısır ve manasız tartışmaların bollaştığı mıntıkamda nefes alıp vermeye zorlanıyorum.

Ey yüce dava! Devlerin elindeki sancak yerine cücelerin omuzlarında tabut oldun. Utanıyorum!

***

Bir insan, bir deha, bir sultan bu kadar mı yalnız olur? Bu ne garip bir cilvedir Rabbim?

Hiç değilse neden ağlayamıyorum; anlayamıyorum.

***

Üç beş arızalı bir takım şahsi kin ve nefretlerini birbirlerine karşı kusuyorlar. Konuştuklarının, tartıştıklarının içinde “dava kaygısı” en olmayanı…Şaşırtıcı olanı bu değil de bu kimlikle bu çatının altında ve aleni…

Çanak tutanlar, kis kis gülenler, beğenenler ve paylaşanlar…

Allah hepinizin belasını versin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir