Duygu Zehirlenmesi (Hikaye)

images

Hikaye peteğine şiir balının doldurulması… Hikayede ruhu, ruhta hikaye kıvılcımını yakalama ve onu yazma girişimi. Yanılgı ile raslantı arasına kurulmuş olan bir köprünün üzerinden kâinatı süzme çalışması. Ruhu ve beyni yağ bağlamış kişiciklerin bu esere tevessül edebileceklerini sanmadığımız halde, yine de bu eserden uzak durmalarına salık veririz. Çünkü bu eserin, ruhu kanayanlar ve beyni zonglayanlar için yazılmış olduğuna dair elimizde belge var.

     TAKDİM:
“İnsan “ben” inin temel meselelerinde tecrit terleri dökmemiş ve bu hususta hâs ve hususi bir eda belirtmemiş hiç bir büyük sanatkâr tanımıyoruz.” Bu noktadan hareketle yanaşılmalı bu eserdeki hikaye anlayışına.
     Hikayeye öykü demekte direten bazıları ne hazindir ki bunu da sanat mücadelesi zannetmektedir. Yine aynı familyanın kalem sahipleri hikayeyi “anlattı” diye izah ediyorlar. Bu tür izah yeltenişinde satıh üstü bir satıhçılık sırıtmaktadır.

Ruhçu bir dünya görüşünün bağlısı olmakla iftihar edişim ucuzculuk değil. Ucuzculuk olmamalı… Meselelere yabaşırken ruhçuluğun mesnetlerini bir bir ortaya koymam gerekiyor. Sanatkâr bu sanatkâr gözümüzde. Ruhçu olduğumu ilan ederek başıboş akıl koşturuculuğu, plan-program, iç ve dış disiplin yoksunluğu gerçek sanatkârda olmaması gereken en önemli hususiyetler olmalı. Ruhun ruhla sezilişini hikmet planında muhafaza ettikten sonradır ki ele alınan meseleler boyu bunun sır idraki içinde işaretlenip delillendirilmesi de aynı hüvviyetin vebali…

Hikaye, hiçbir zaman kuru hadiselerin anlatımı olamaz, olmamalı. Önce belirli bir dünya görüşünü kuşanmak gerekiyor. Bu husus sanatkârın elinde en vazgeçemediği mesnedi olacak. Hergün yeni ve orjinal, üstelik te yaşanılmış bir yığın hadise çıkaran günlük gazeteler, çarşaf çarşaf hikaye sunuyor olurlar. Hiçbir sanat kaygısı olmadan çıkartılan bu hadise yığınına hikaye diyebilmemiz mümkün mü?

Be the first to comment on "Duygu Zehirlenmesi (Hikaye)"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*