Allah’ın Güzel İsimleri

(1) ALLAH Her yerde mahşer gizli; her şeyde bir başka gün; Öylesine varsın ki; başka ilah ne mümkün! (2) ER RAHMAN Her zerrede o imza; aklı çatlatan denge; Gel de aşık olma bu muazzam ahenge.

Ağa’ya!

Ey “Dersane Ağası”; haberin yok fesinden, Ümmete ihanetin cezası ağır olur. Bırak, erlik taslama okyanus ötesinden, Rotasını şaşıran bu ummanda kaybolur…

Noktalamalar!

KAVGAM Küfrün başına bela, sancağım, davam benim, Mahşere dek sürecek, bu ulvi kavgam benim. YAKIN Ne bildin ne kazandın,  asla güvenme sakın, Bil ki ölüm dediğin şah damarından yakın…

Değiniler – 2

Sevda büyük bir ateş; Ferhat dağları delmiş, Tartılınca ayrılık, ölümden ağır gelmiş…     Kuşatıldık çepçevre denizden ve karadan, Ümmet seni bekliyor; ey sevgili Kumandan!

Benim Yarim İstanbul

Durgun dalgalarınla boğuştum İstanbul’um, Sırrını bölüşmekten niçin sakındı Haliç? Ben de böyle hicranlı, ben de böyle bir kulum, İçli içli ağlamak sana yakıştı mı hiç? Aklımın terasında, İki kaş arasında, Gül solmuş yarasında, Benim yârim İstanbul…

Durumnâme!

Bir hüsranı yoğurdu, doksan yıldır bu çarklar, Gitti ulvi meramlar, şaşı bir bakış geldi… Açıldı hep yurdumda lağım taşıyan arklar, Çöktü billur kanallar, idrarlı akış geldi…

Endamlı Sır!

Biliyordum bir gün boğulacaktım bu bir kaşık suda Köprüleri yıkılmış bir küçük kasaba gibi. Yalınayak ve başı açık bir derviş düşecekti önce bu kayadan Sonra dağları sürükleyecekti biliyordum ardından