Bayramlara Hasret…

Garabetler, vahşetler ve adaletsizlikler dehlizlerinde yaşamını sürdüren bu yaşlı gezegenin insanları olarak bayramlar ne anlam taşır? Yahut bu yaşlı gezegenin inananları olarak bayram ne demektir?

 

 

Şerefli mahlûk olarak yaratıldığı bildirilen insanlar acaba şerefleriyle yaşayabiliyorlar mı?

Çevresinde ve dünyada olup bitenlere aldırmadan bayram yapabilen insan türü sanırım bu yüzyıla mahsus. Her defasında “elden bir şey gelmiyor”un arkasına sığınmak öncelikle müslümanım diyenleri sorumluluktan ne derece kurtarır? Yahut kurtarır mı? Gerçekten elimizden bir şey gelmiyor mu? Hiç sorguladık mı bunu acaba?

Doğal ve doğal olmayan afetlerden mağdur olup perişan insanları ne kadar düşündük? Yahut düşündük mü gerçekten, içtenlikle? Sıcacık meskenlerde, rahat rahat yiyip içerken, sıcacık döşeklerimizde boylu boyunca uzanıp yatarken, evsiz barksız kalmış, sabahlara kadar yarı aç tir tir titreyen çocuk ve yetişkinleri düşündük mü, düşünüyor muyuz? Bayram; hangi bayramdan söz ediyoruz biz?

Batı uygarlığının dünya halklarını çatır çatır sömürürken, onlara adeta hayat hakkı tanımadan her türlü insanlık dışı muameleye layık gören, onları katleden, yurtlarını vatanlarını istila eden emperyalizme rağmen gıkımız çıkmadan bayram yapabiliyoruz ya; ne diyelim… Bu yüzyılları aşan kızıl emperyalizme çanak tutup maddi ve manevi destek sağlayan yerli ve yabancı kuyrukçularla ve onların ithal sistemcikleri ile hiçbir rahatsızlık duymaksızın barışık yaşayabiliyoruz ya; ne diyelim… Bayram ha?

Gerçek bayramlar kıvamında ve tadında yaşayacağımız bayramlara vesile olsun bu bayramlar….

Her şeye rağmen bayramınızı içtenlikle tebrik ediyoruz.

GENÇ ADAM

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir